Sevgili dostlarımız,
"dost" deyince başımız sıkıştığında rahatlıkla kapısına gidebileceğimiz kişi gelir aklımıza...Ve sizler bizim "dost"larımızsınız...
Çünkü biz her faaliyetimizde gönül rahatlığı ile size gelebiliyoruz...
Bu teşekkürü en yetkili ağızdan,vakıf başkanımızın ağzından iletmeyi uygun gördük size...
"Aylar önce öğrenci temsilcisi 4 tane pırıl pırıl genç insan YK toplantısını basıp "bir kez olsun özel okullar gibi şöhretli bir orkestrayla Ayran Günü yapamaz mıyız" diye sorduğunda yüreklerimizin içindeki ilk yanıt "maalesef yapamayız" şeklindeydi. Gerekçelerimiz çoktu: Ülke krizde, aidatlar ödenmiyor, bilimsel çalışmaların ve klüplerin maliyetleri çok yüksek, sponsorlar zaten pes etmiş durumda. Kısacası "şöhret" için en kötü zaman.:)
Öte yandan, bu ülkenin en parlak kafalarından yükselen o masum ses de kulaklarımızdan hiç silinmiyordu. Derken cılız cılız sesler yükseldi kendi aramızdan "bir denesek mi?" Önce YK olarak kendi ceplerimizden bişeyler attık ortaya ,sonra birbirimizden cesaret aldık bildiğimiz BALLILARA rica etmeye başladık.
"78 Ateş Tezer'i arayalım bakalım belki gelir". Güzel yürekli Ateş'imiz "hemen geliyorum" dedikten sonra seslerimiz daha bir cesaretli, daha bir yüksek çıkmaya başladı. "Hadi 97 Tülin Özen'i arayalım" (o küçücük kız onca sevgiyi neresine sığdırıyor acaba?) "Nesli Çölgeçen'i tanırım hadi ondan rica edelim", "Ben Umur Türker'i ikna ettim".....
Böyle böyle Kültür Sanat Haftasını kotardık. Konser programı için kalbimizde Yüksek Sadakat vardı ama vakit kalmamıştı. "Bulutsuzluk Özlemi" diye haykırdı sevgili Serhat Demirel. Yalvardık yakardık, üç kuruş-beş kuruş diye çingene pazarlığına girdi. Sonunda başardı.
Hiçbir zaman bir hamisi olmayan, her işini imeceyle gören BALEV yine imece kampanyasını açtı. 150'şer lira katkı payıyla bir sürü BALLI bu şenliğin alt yapısını hazırladı. Sonra Yaşar Üniversitesi, Özgörkeyler ve hakkını hiç ödeyemeyeceğimiz BALLI Nezih Öztüre işin cilasını attı.
15 Mayıs gününe başlarken dudaklarımızda dualar vardı: nolur bir terslik olmasın. Biz heyecan içinde koşuştururken akın akın gelen mezunlar ve öğrencilerimiz buluştular. BALSPOR öğrenci kardeşleriyle maçlar yaptı. Geçmişin dev masa teniscileri Aydın Orhon, Mois Şen, Gürcan Karadede 50 dereceye ulaşan sıcaklıktaki çadırda tekrar raket salladılar. Satış masası sıkıştığında koşup t-shirt sattınız, güvenlik sıkıştığında kapıda kontrol elemanı oldunuz. Büyüklere ayran taşıdınız, küçüklere göz kulak oldunuz. Söyleştik, özlem giderdik, ağaçlara banklara bakıp gençliğimize uçtuk.
Akşam çökerken "Abi ve Ablalarınızdan Sevgilerle" yazan dev bir pankartın önünde el ele, yanyana, sarmaş dolaş Bulutsuzluk Özlemi dinledik.
Sonra yavaş yavaş herkes yola koyuldu. Bomboş kalan okulda şaşkın ve yorgun arkanızdan bakarken ağaçların fısıldaştığını duydum "Biz sana çocuklarımıza güven ve korkmadan yola çık dememiş miydik?" Sırtımızı dayadığımız, gölgesinde serinlediğimiz ağaçlar haklıymış. Biz gerçekten çok büyük yürekli bir camiayız.
Önce ağaçlarımızın, sonra sizlerin ve YK üyesi kardeşlerimin, bizi mahçup etmeyen öğrenci kardeşlerimin, desteğini esirgemeyen OAB'nin, bize güvenerek tüm riskleri göze alan okul idaresinin önünde saygıyla eğiliyor, özverili yüreklerinizden öpüyorum. Size başkanlık yapmaktan kolay hiçbir iş yok dünyada. Dilerim ömürleriniz de yürekleriniz kadar güzel olur.
Seneye YÜKSEK SADAKAT'te buluşmak üzere....
Ayşen TEKŞEN
Balev Vakfı Başkanı
Tek tek isim saymak bize gerçekten zor geldi...Arada atladığımız olabilir diye korktuk...Astık pankartımızı tekrar ve tüm pankartı defalarca fotoğrafladık...Bizi destekleyen kocaman yürekli firmaların logolarını ve şahsen bizi destekleyen isimleri yüreklerimize kazıyabilelim diye
isimlerini yazmadık fotoğraflarını koyduk...
Bu fotoğraflardaki firmalar ve kişiler; genç kardeşlerimizle yani gelecek ile kurmaya çalıştığımız bağın güçlü köprüleri...
İyiki varsınız...
Sizlere güvenerek önümüze büyük hedefler koyduk ve asla mahçup olmadık...Ve başarıya alışmaya başladık...Büyümeye alışmaya başladık...
"Biz çok güçlü bir camiayız" derken kabaran göğsümüzün içindeki kalbimizin daha hızlı çarpmasına alışmaya başladık...
Kültür adına, sanat adına, kardeşlik adına, vakıf yönetim kurulumuz adına bu teşekkürü kabul buyurur musunuz...
Balev Yayın Kurulu
|